“Çelişkini terket !”

ÇELİŞKİLER

Mayıs 2nd, 2008 at 13:56

İstanbul Barosu: Polis Suç İşledi

İstanbul Barosu’ndan yapılan açıklamada polisin göstericilere karşı müdahalesinde TCK’nın resmen ihlal edildiğini açıkladı.

 

İstanbul Barosu Başkanlığından yapılan açıklamada, 1 Mayıs’ta göstericilere, ”görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanıldığı” belirtilerek, ”Türk Ceza Kanununun (TCK) 256. maddesinde yer alan suç tipi açıkça ihlal edilmiştir. Bu hüküm gereğince güvenlik güçlerine yönelik kasten yaralama hükümlerinin uygulanma olanağı doğmuştur. Bu konunun özellikle takipçisi olacağız” denildi.

Açıklamada, ”1 Mayıs emekçi bayramının ve 1977 yılı kutlamalarında yaşanan katliamın kınanması ve bu katliamda hayatını kaybedenleri anmak için çeşitli sendika ve sivil toplum kuruluşlarının Taksim Meydanı’ndaki girişiminin İstanbul Valiliğince sert bir biçimde bastırılması ve halkın bunun sonucunda yaşadığı büyük mağduriyetin, hukuk devleti adına bir talihsizlik olarak değerlendirildiği” kaydedildi.

Resmi makamlarca ısrarla ortaya konulan güvenlik gerekçelerinin inandırıcı olmadığının düşünüldüğü belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

”Hatta Taksim’de böyle bir toplantının yasaklanmış olmasını toplumsal düzen açısından daha büyük bir risk olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten de böyle akıl almaz ve çağ dışı uygulama ile Taksim Meydanı dışındaki her yerin adeta kontrol edilemez bir hale getirilmekte olduğunu açıkça görüyoruz. Bunun ülkemizde terör eylemleri yolu ile toplumsal barışımızı bozmak isteyenlerin amacına ziyadesi ile hizmet edeceğini biliyoruz.

Kanımızca yıllardır gereksiz bir şekilde sürdürülen siyasal çekişmelerde anlaşılmayan ya da anlaşılamayan temel nokta; Taksim Meydanı’nın emekçiler açısından taşıdığı manevi anlamdır. Her türlü sivil hareketin ilgi gösterdiği ve kullandığı bu alanı işçilerimizden esirgemek, başka toplantı noktaları göstererek, bu hakkı kullandırtıyormuş gibi davranmak tek kelimeyle üzüntü vericidir.”

İstanbul gibi büyük bir kentte toplu taşıma araçlarının çalıştırılmaması, belirli bölgelerde yolcu indirilmesine izin verilmemesinin eleştirildiği açıklamada, ”Aralarında baromuz avukatlarının da bulunduğu çok sayıda kişinin de gözaltına alınması, sıkıyönetim dönemlerini aratmamıştır. Şiddet içermeyen yürüyüş ve gösterilere Valilik talimatı ile yapılan coplu ve gazlı müdahale, bu önemli günü şiddete bürümüştür. Genç-yaşlı birçok insan sağlık sorunu yaşamıştır” denildi.

AB uyum yasaları çerçevesinde mevzuat değişiklikleri yapmanın, modern bir toplum olmaya yetmediği kaydedilen açıklamada, hukuk devletinde yazılanlara da uyma yükümlülüğünün sadece bireylere ait olmadığı, devleti temsil edenlerin bu noktada çok daha özenli olması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, şöyle devam edildi:

”Ne yazık ki izlediğimiz görüntüler hepimizi dehşet içerisinde bırakmıştır. Gerçekten de orantılı güç kullanmak zorunda olan güvenlik güçlerinin hastane ve sağlık ocağına yakın noktalarda dahi gaz kullanması kabul edilemez bir uygulamadır. Burada TCK’nın 256. maddesinde yer alan suç tipi de açıkça ihlal edilmiştir. Daha açık bir anlatımla; görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanılmıştır ve anılan düzenlemenin amir hükmü gereğince güvenlik güçlerine yönelik olarak kasten yaralama hükümlerinin uygulanma olanağı doğmuştur. Bu konunun özellikle takipçisi olacağız. Özetle tüm bu yaşananları, deyim yerinde ise güvenlik terörü olarak değerlendirmekteyiz.”

Kaynak:

Rastgele Yazı

 

RSS feed for comments on this post | TrackBack URI